80'lerin hit İngiliz grubu Duran Duran ve 2000'lerin hit İngiliz prodüktörü Mark Ronson bir araya gelirse ne olur? Geçtiğimiz günlerde itunes üzerinden yayınlanan, Şubat 2011'de de kanlı canlı ele alınabilecek olan 'All You Need is Now'ın ilk iki parçasını dinleyip albümü dinlemekten vazgeçenlerdenseniz, yanıtınız 'balon' olacaktır büyük bir ihtimalle. Ama sabreden derviş muradına erermiş misali üçüncü parçaya kadar dayanıp albümün tamamını dinlediyseniz tüyleriniz diken diken olabilir. Peki tamam abartmayayım, tüyleriniz diken diken olmasa da 'hadi ya', 'hmmm hiç de fena olmamış yav', 'tıpkı eski günlerdeki gibi' demeniz kuvvetle ihtimal.
Doğrusu albüm piyasaya çıkmadan kimi müzik sitelerinde 'All You Need is Now'la ilgili olarak (kimilerince en iyi albümleri adledilen 1982 tarihli) "Rio'nun takipçisi, yıllardır beklenen albüm" yakıştırmalarını okuyunca irkilmedim desem yalan olur. Bu tür takıp takıştırmalar beni hep korkutur. Üstelik albüme ismini veren ilk single'ı dinlediğimde yine pazarlama taktiklerinden öteye gitmeyen değerlendirmelerle karşı karşıyayız galiba diye düşündüm. 'All You Need is Now', DD'nin 'Notorious' (1986) sonrası albümlerinden, hele de en çok 'Big Thing' (1988) ve 'Liberty'den (1990) benzerlerine aşina olduğumuz, aksak ritmli, suya sabuna dokunmayan, ortalama bir pop şarkısı. E, albümün ilk single'ı buysa gerisi nicedir kimbilir diye karalar bağlamak üzereydim ki, imdadıma albümün üçüncü parçası 'Being Followed' yetişti. İşte ilk o an 'tıpkı eski günlerdeki gibi' dedim. Gerçi eski günlerdeki gibi olmak da ne kadar matah bir şeydir? Neyse, bu da ayrı bir geyik. DD'nin favori temalarından kaçıp kovalamak (bkz. 'Union of the Snake', 'Wild Boys') etrafında şekillenen, hafif paronoyak, altta durmadan akıp giden ritmiyle kaçıp kovalama hissini kuvvetlendiren, Simon Le Bon'un abartılı 'la la la la la la la'sıyla noktalanan bir şarkı 'Being Followed'. Bu arada albümün sekizinci parçası 'Runway Runaway' de aynı temadan nasibini almış durumda notunu düşmekte fayda var.
Amerikalı pop grubu Scissor Sisters vokalisti Ana Matronic'in konuk olduğu 'Safe (in the heat of the moment)' ise albümün en hareketli dans parçası. Matronic'in 'cool' vokaliyle soslanan, kıpır kıpır, yerinde duramayan, ilk başta 'Meet el Presidente'yi hatırlatan, farklı bir DD var bu şarkıda. Hemen arkasından gelen 'Girl Panic!' ise 'Girls on Film', 'My Own Way' ya da 'Rio'dan aşina olduğumuz klasik DD ritmi ve arkaplandaki 'tam tam'larıyla yerinde duramayan, yüksek tempolu bir şarkı.
Gelelim albümün doruk noktasına: 'The Man Who Stole a Leopard'a. Ormanda bir leopar yakalayıp evine kapatan adamın hikâyesini anlatan bu şarkı, sıkı DD fanlarının en favori DD şarkıları listelerine ilk sıralardan girmeye aday. 'The Chauffeur' gibi usul usul ilerleyen ama Le Bon ve (albümün bir diğer konuk vokali) Kelis'in karşılıklı vokalleriyle gittikçe gerilimi artan, bol synthesizer efektli, leopar çalan adamla ilgili cızırtılı bir haber bülteniyle sona eren 'The Man Who Stole a Leopard', Mark Ronson'un bu albüme katkısını en iyi gösteren şarkı belki de. Bu arada bir dipnot daha: Bu şarkıyı, DD'nin bir diğer takıntısı olan 'içinde hayvan adı geçen şarkılar' ('Hungry Like the Wolf', 'Union of the Snake', 'Tiger Tiger') kervanına katmayı da unutmamalı.
Toparlamak gerekirse, 'All You Need is Now' DD severleri ve müzik eleştirmenlerini pek de tatmin etmeyen son birkaç albümden sonra DD için küllerinden yeniden doğmanın işareti olarak görülebilir. Hele bir de grubun alameti farikası video klipler gelirse... Bu arada eklemekte fayda var, şu an iTunes üzerinden 9 parçalık versiyonuyla satışa sunulan albüm, Şubat ayında 12 parçalık versiyonuyla raflardaki yerini alacak. Bir yazı da ancak bu kadar klişe bir cümleyle bitirilebilir! (S.D.)